Bosforce Emlak Geliştirme ve Pazarlama

Emlak

,
-
Yetersiz oy
Çengelköy Mah. Çengelköy Cad. Ferah Apt. No: 77 Daire: 2, Çengelköy, Üsküdar, İstanbul
Bu firma için tanıtım bilgisi bulunmamaktadır. Firma bilgileri formunu doldurarak kısa firma tanıtımını iletin.
Makaleler (3)
Boğazda Kentsel Dönüşüm Nasıl Olmalı?
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun (6306 sayılı)’un 2012’de kanunlaşarak yürürlüğe girmesiyle artık kentlerimiz birer şantiyeye döndü. Konu ile ilgili mevzuatın ne kadar anlaşılır olduğu tartışılır olmakla birlikte; tartışılmaz olan herkesin eski evini verip, hiç alan kaybı yaşamadan yeni bir ev alma hayali olduğu gerçeğidir. Tabii bu dönüşüm hareketinin olumlu ve olumsuz yönleri var. Olumlu yönleri: deprem riskine karşı yapı stoğu yenileniyor, binalar daha kaliteli ve güncel ihtiyaca göre yapılıyor, bazı bölgelerde gecekondu veya çarpık yapılaşma yerine planlı, altyapılı bir şehir oluşturuluyor. Olumsuz yanlara gelince: İstanbul’da yaşayan çok insanın barınma ihtiyacı olduğu tartışılmaz olmakla birlikte dünyada ve ülkemizde yaşanan siyasi, sosyal, ekonomik sıkıntılar göz önüne alındığında bu yapıları kim satın alacak? Üretilen bu arza karşı talep nasıl yaratılacak? Talep barınma ihtiyacı olan insan mıdır, yoksa satın alma gücü mü esastır? Ülkede inşaat ve gayrimenkul geliştirme lokomotif üretim sektörü durumuna gelmiş, oysa bu sektör önemli bir tüketim ekonomisi olarak değerlendirilmelidir. Mevzuat çok açık ve net değil, dolayısı ile bu dönüşüme talip olan müteahhit ve gayrimenkul geliştirme uzmanlarının siyasi kimlikleri veya siyasete yakınlıkları önem arz etmektedir. Konuya geniş bir giriş yaptıktan sonra esas arz etmek istediğim konuya gelelim. Boğaziçi’nde yapılaşma nasıl bir vizyonla ele alınmalı? Nasıl bir aksiyon planı belirlenirse Boğaziçi iyi bir marka değerine kavuşur, insanlar mağdur olmadan bu dönüşüm nasıl tamamlanabilir? Boğaziçi’nde yapılaşma iki temel mevzuat çerçevesinde olmaktadır. Bunlardan birincisi 2960 Sayılı Boğaziçi İmar Yasası, ikincisi de 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası’dır. Bu mevzuatlarda revizyon yapılmalı ve bu işlem yapılırken genel durum değil, boğazın özel durumu değerlendirilmelidir. Sultanbeyli’de veya Gaziosmanpaşa’da yapılan kentsel dönüşüm vizyonu ile boğazda bir yenileme dönüşüm yapılmamalıdır. Bugün boğaza 3-4 km mesafede, sırtlarda geri görünüm olarak adlandırılan bölgelerde yoğunluk arttırılarak 1,5 emsal imar düzenlemesi yapılmaktadır. Bence bu değerlendirme yanlıştır. Bunun yerine parseller arası birleştirme (tevhid) yapılarak büyük bahçeli yüksek tavanlı villalar yapılacak, caddelerin geniş tutulduğu çevresinde yine yüksek tavanlı mağazaların olabileceği, üst katlarda konut/ticari yapılaşmanın olduğu, yürüme yollarının, bisiklet yollarının olduğu bir yapılaşma esas alınmalı. AVM’ler yerine meydanların olduğu, parkın, yeşilin olduğu; kültür, sanat, spor gibi insanları mutlu eden, insanlara değer katan bir yapılaşma esas alınmalı. Geçen gün görüştüğüm bir e-ticaret şirketinin üst düzey yöneticisi hanımefendi ODTÜ Şehir Planlama Fakültesi’ni derece ile bitirdiğini, bitirme tezinin de Boğaz’da Arnavutköy ile ilgili olduğunu belirtti. Bu çalışma sırasında sokak sokak gezerek, insanlarla tanışıp konuşarak, semtin hem nasıl korunabileceğini, hem de nasıl yaşanabileceğini araştırdıklarını ve kapsamlı bir çalışma yaptıklarını anlattı. Sonrasında merak edip bu çalışmanızdan DPT, Bakanlık veya Belediyeler faydalandı mı diye sorduğumda; ‘’Ulvi bey eğer bu çalışmalara değer verilseydi ben halen şehir plancıydım…’’ şeklinde kısa ama anlamlı bir cevap verdiler bana. Bu ve benzeri konularda sağlıklı sonuçlara kapsamlı bilimsel çalışmalar, geniş araştırmalar ve sağlıklı ÇED raporları ile ulaşılabilir diye düşünüyorum. Yapamadığımız takdirde de tarihi fırsatları kaçırmış oluruz. Umarım çok değerli bir lokasyona sahip Boğaziçi’miz SAT-YAP ile çok paralar kazanan tüccar müteahhit mantığına teslim olmaz. Siz de boğazda satılık konut arıyorsanız boğazın emlakçısı Bosforce'a ulaşabilirsiniz. Devamı
Emlak Piyasasında "Emlak Avcılığı"
Köroğlu’nun ünlü bir sözü vardır; ‘’Delikli demir çıktı, mertlik bozuldu’’ der bu güzel sözde. Emlak piyasalarında internetin hayatımıza girmesiyle emlak aramak bir taraftan çok kolaylaşırken, bir taraftan da çok karmaşık bir hal aldı. Nasıl oluyor da hem kolaylaştı, hem de karmaşıklaştı. Bu iki kavram nasıl bir arada olabiliyor? Bu karmaşıklığı şöyle açıklayabiliriz; internet öncesi dönemlerde bir emlak arayacaksanız ya aradığınız semte/bölgeye gider emlak firmalarının portföyleri gezilir ve mevcutta yoksa not alınırdı ya da gazete ilanları taranırdı. Üçüncüsü de pek yoktu. İnternetin hayatımıza girmesiyle önce her emlak firması kendi web sayfasını yaptı, ancak bu durum çok büyük ölçekli olmadı. Sonrasında büyük yatırım grupları emlak portalları (başka sektörlerde de başka e-ticaret portalları) kanalı ile piyasalara hakim oldu ve emlak arama kavramı yeni bir aktörle tanıştı. Bugün Sahibinden.com, HurriyetEmlak.com, Zingat.com, EmlakJet.com vb. sayfalar farklı oranlarda piyasaya hakimler. En yaygın emlak şirketleri de, inşaat şirketleri de, emlak sahipleri de bu mecradan faydalanıyor. Bu nimet ve güzelliğin yanında bu portallar ciddi anlamda bir bilgi kirliliğini de beraberinde getirdi. Tek bir portföy, onlarca emlak firmasında yüzlerce farklı anlatımla alıcının karşısına çıkabiliyor. Bir çok portföy sahibi/satıcı müşteri evini ya da arsasını satışa çıkardığı zaman, ‘’Kim müşteri bulursa ben o emlakçıya komisyon öderim’’ yaklaşımı ile hareket ediyor. Bu durumda masrafsız/emeksiz kazanç elde etme peşinde olan emlak firmaları, bu portföyleri farklı niteliklerde (farklı semt, farklı m2, farklı fiyat, vb.) internete girerek müşteri avlamayı amaçlıyorlar. Başka bir emek harcamıyor veya masraf da yapmıyorlar. Hal böyle olunca potansiyel alıcılar ciddi bir zaman kaybı, masraf ve sinir bozukluğuyla karşılaşıyorlar. Sonuçta bu karmaşa emlak sektörü ile ilgili olumsuz bir düşünceye ve güvensizliğe neden oluyor. Bu düşünceye sahip olanlar da çok haksız sayılmazlar. Bu durum üzerine konudan rahatsız olan (bilgi çöplüğünden) bazı emlak portalları aylık, yıllık aboneliklerden çok portföy bazında ücretlendirme politikasına geçtiler ve kısmen de başarılı oldular. Bunun dışında özellikle lüks emlak segmentinde yeni bir trend de oluşmaya başladı. Bu uygulamada potansiyel alıcı aradığı emlak ile ilgili kriterleri güvendiği emlak firmasına belirtiyor ve emlak arama işlemini bu emlak danışmanı yapıyor. Bu kişiye Amerika’da Real Estate Hunter (Emlak Avcısı) deniyor ve müşterisinin adına bu portalları tarıyor, başka emlak firmalarını arıyor ve seçtiği firmaları müşterisine sunuyor. Bir başka ifadeyle, emlak avcısı 100 emlak kaydını geziyor, 90 tanesini eliyor ve 10 kaydı müşterisine arz ediyor. Bu durum müşteri aradığı yeri bulana kadar sürüyor. Sonuç; nitelikli hizmet ve zamandan tasarruf. BosForce olarak bizler 2012’den beri bu uygulamayı başarıyla yapıyoruz. Bu işi yapan firmaların da çoğaldığını görüyorum. Müşteri bilinci arttıkça bu sayının daha da yükseleceğine da yürekten inanıyorum. Devamı
Emlak Piyasasında Ne Olacak Şimdi?
15 Temmuz üzerinden henüz bir hafta geçti ama negatiflik/karamsarlık piyasalara hakim oldu. Müzakeresi süren işlerimiz bozuldu. S&P derecelendirme şirketinin ülke puanını BB+’dan BB’ye düşürmesi sonucu olsa gerek, dolar 3.10’a dayandı. Portföyler ile ilgili telefonların çalması da çok zayıfladı. İnsanların can ve gelecek beklentisinin oluştuğu bu durumda bu tür bir refleks de çok doğal. Piyasalarda bir kaç aydır süregelen durgunluğa son olaylar da tuz biber oldu adeta. Tüm bunlarla birlikte piyasaya henüz yeni satılık portföyler de çıkmadı. Kısa vadede ciddi bir alıcı trafiği beklemiyoruz ama talebin ne kadar daralacağını da zaman gösterecektir. Faaliyet gösterdiğimiz Boğaz'da emlak piyasasında var olan yaz durgunluğu ile yaşadığımız siyasi istikrarsızlık birleşince neyin ne olduğunu anlayabilmemiz zaman alacağa benziyor. Dün toplanan Milli Güvenlik Kurulu sonrasında üç ay OHAL ilan edilmesinin emlak sektörüne nasıl bir yansıması olacağını henüz tahmin edemiyoruz. Ancak darbe girişimi ile bağlantısı olduğu düşünülen ve muhtemelen darbeye teşebbüs, destek, vb. durumdan yargılanacak on binlerce personelin işten çıkarılmaları piyasaları olumsuz etkileyecektir diye düşünüyorum. Her şeye rağmen hayat devam ediyor, yaşayan insanın besini de umut ve enerjidir. Yaşadığımız bu süreçte nakitte kalmanın (cash is king) ve yedekli olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük.  Tüm bunlarla birlikte nakitte olanların bir yer (emlak) alma düşünceleri varsa en uygun zamanlar bu zamanlar olabilir veya bu zamanlar yaklaşıyor diyebiliriz. Hele hele Boğaz, Nişantaşı, Bağdat Caddesi, Etiler, Ulus, Florya, vb. bölgelerde normal zamanlarda zaten arz sınırlı olduğundan bu günleri KRİZ = FIRSAT olarak, Satıcı olanların da ciddi bir müşteri çıktığında mevcut durumun ne kadar süreceği ile ilgili bir öngörü yaparak, nakde dönmelerinin faydalı olacağı şeklinde değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Boğaziçi'nde emlak denince ilk akla gelen firma olan Bosforce Emlak Geliştirme ve Pazarlama'ya buradan ulaşabilirsiniz. Devamı
Bosforce Emlak Geliştirme ve Pazarlama için yorum yazın
Burayı beğendiniz mi?
YAKINDAKİ BENZER FİRMALAR

BENZER KATEGORİLER

HATA BİLDİRİN